Her ne kadar masallar anlatılmak için var olsalar da kimi masallar olur da inanmazlar diye hiç anlatılmaz;
bilen de kendine saklar bu masalları kendine anlatır durur, üç katar beş çıkarır bir ağlatır iki güldürür
ama mutlu eder kendini.İşte böylesi bir masalın peşine düşmüştüm -biraz mutluluk için- buldum da doğrusunu
istersen ve anlattırdım da iki fincan kahveye falına bakmak şartıyla.Henüz sonuna gelmemişti ki araya girmek istedim belli olan sonu anlatmaması için oysa tek şartının hikayeyi sonuna kadar dinlemem gerektiğini unutmuştum.Hatırlattı sağolsun, tek bir parmak hareketi ile de"lafımı bölme" dedi, azıcık sallanarak iyice yerleşti koltuğuna elinin altındaki uzaktan kumanda ile de kısık sesli bir müzik açtı.
O an farketmiştim falının fallandığını ve hiç bir zaman söyliyemedim şairin o dört mısrasını
anlatsam inanmazlar ogul, masal derler,
masala inanmazlar, masali yalnizca dinlerler
sanki hakikati bilirmis gibi.
sanki hakikatin sirrina ermis gibi.
masala inanmayan gercege inanir mi? (M.MUNGAN)
R.H.
2012 - Amasya
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder