31 Mart 2014 Pazartesi

uyuduğum o eski ikiz yatak..

Yeni bir gün başlar; uyku biter, rüya biter.. yeni bir iş başlar; öğle yemeklerini yediğin yer biter..
 
Yeni bir aşk başlar; tenine yapıştırdığın kokular biter..
 
yeni bir gün başlar Ankara'da biraz buruk, yeni bitirmiş seçimi..
biraz yenilmişlik hissi, biraz çaresizlik
öğrenilmiş çaresizlik belki..
 
sahi nedir bu öğrenilmiş çaresizlik? Fil sahipleri mesela.. yavru fili bir halatla bir yere bağlarlar, yavru fil ne kadar debelense de ipi kopartamaz. Bağlarlar, bağlarlar taa ki fil ipi kopartmayı denemekten vazgeçene kadar.. sonra ne mi olur fil büyür koca fil olur gene de o ipi kopartmayı denemez, boynunda incecik iple bağlı kalır...
benimki de öyle mi acaba?
belki biraz seçim hilesi biraz da fıstık...




Dünyayı sadece cumartesi akşamı niyetiyle yaşayanlara...

oto ? stop ?

zordur güven bu **çtığımın zamanında , öyle zordur ki hem de durup kendinle bile çelişir, midene sancılar başına ağrılar girene kadar şüphe duyar da duyarsın.
Şehirlerarası yolda giderken size el eden otostopçularda kendinizi görür onların yerine kendinizi koymanıza rağmen duramazsınız, ve bir yandan üzülmeye başlarsınız "ya başıma bir şey gelir de yolda kalırsam." diye yine de durmazsınız.
Boşver be güven kadar düşünce de zor bu zamanda düşünmeyiver işte ne olacak ki nasılsa düşünsende olacağına varacak düşünmesende.




                                                                                                                                            R.H.        
                                                                                                                                    Kangal/SİVAS

21 Mart 2014 Cuma

esaret kokar aşklar ve biraz fıstık

ne güzel değil mi bugün hava?
biraz esaret kokuyor ama olsun
en güzel yasaklar en sevileni yasaklar
ve tüm bu demir parmaklar
aslında sadece daha iyi yoğurmak için
en özgürünü yapabilmek için
en duru sudan kaçarak gelen fırtına için
gebe kalıp özgürlüğe en ateşli aşklardan
yeniden ve yeniden doğurmak için
özgürlük için en durusundan

ne güzel değil mi bugün hava?
gözlerini düşünüyorum
uzay boşluğu sanki sonsuzluk
yasak diyorlar
gülüp geçiyorum
hayat işte
biraz fıstık
ve mavi kuşlar...



Dünyayı sadece cumartesi akşamı niyetiyle yaşayanlara...

19 Mart 2014 Çarşamba

size mi ait?

griden hoşlanmazsın belli ki; siyah ve beyaz olmalı her şey, net olmalı...
 karasal iklim seversin sen, kışları ılık ve yağışlı olmamalı.... yazı yaz gibi sıcak, kışı da buza çalmalı...
 bakışlar gibi karasal olmalı kadınlık gibi, net....
 mesela dudağınla yanağının birleşim noktası gibi olmamalı. dudaksa dudakta kor; yanaksa sadece tebessüm olmalı..
karıştırmayı sevmeyenlerdensin, bilmem sevemedin nedense bir türlü.. arkadaş dediğin kaya gibi durmalı,yalçın yalçın.. sevgili dediğinse bir nefes dibinde...
içkiyi sek içenlerdensin orası da aşikar.. içmesini bilmek gibi...



Dünyayı sadece cumartesi akşamı niyetiyle yaşayanlara...