15 Mart 2013 Cuma

Masal...



Her ne kadar masallar anlatılmak için var olsalar da kimi masallar olur da inanmazlar diye hiç anlatılmaz;
bilen de kendine saklar bu masalları kendine anlatır durur, üç katar beş çıkarır bir ağlatır iki güldürür
ama mutlu eder kendini.İşte böylesi bir masalın peşine düşmüştüm -biraz mutluluk için- buldum da doğrusunu 
istersen ve anlattırdım da iki fincan kahveye falına bakmak şartıyla.Henüz sonuna gelmemişti ki araya girmek istedim belli olan sonu anlatmaması için oysa tek şartının hikayeyi sonuna kadar dinlemem gerektiğini unutmuştum.Hatırlattı sağolsun, tek bir parmak hareketi ile de"lafımı bölme" dedi, azıcık sallanarak iyice yerleşti koltuğuna elinin altındaki uzaktan kumanda ile de kısık sesli bir müzik açtı.







O an farketmiştim falının fallandığını ve hiç bir zaman söyliyemedim  şairin o dört mısrasını



anlatsam inanmazlar ogul, masal derler, 
masala inanmazlar, masali yalnizca dinlerler
sanki hakikati bilirmis gibi.
sanki hakikatin sirrina ermis gibi.
masala inanmayan gercege inanir mi? (M.MUNGAN)




R.H.            
2012 -  Amasya







3 Mart 2013 Pazar

Mutluluklar.

sevenlere mi dilenir gerçekten sadece, ya da soruyu değiştirip sorsak ya la mutluluk dilediklerimiz sadece sevdiklerimiz mi ?

R.H.
Ankara






*Taslaklara sıkışmış bir giriş cümlesiydi sadece bende taslaklara sıkışmış kalmasına razı olamadan tamamlanmasını beklemeden yayınlamak istedim; gün gelir devamı getirilir yeniden yazılır.Sahi bir şeyleri yeniden yazmak yeni düşüncelere sevk eder mi bizi yahut yeni duygulara? Belki sevk etmez ancak bir şeyleri farklı zamanlarda farklı mekanlarda okumanın farklı düşüncelere sevk edeceği kesin.

Fotoğrafçı Olmak 1

Bir şeylere hep az zaman ayırabilenlerdenim,  tam nedeninden emin olamasam da  bunu bir çok şeye yetişmeye çalıştığıma bağlıyorum. Fotoğraf çekmekte benim hayatımda az zaman ayırdığım eylemlerden biri. Çok uzun aralar versem de elime makineyi aldığım zamanlarda farklı dünyaları yaşayabiliyorum, hele o filmi bitirip yıkamaya  başlamam resmen dünyaları yeniden keşfe çıkmak gibi. Yine fotoğraf çekmeye  uzun bir ara verdiğim askerlik döneminde kafamda gerçekleştirmek istediğim bir çok proje belirdi belki hiç birine zaman ayıramayacağım ama düşünmesi ve kurgulaması gerçekten güzeldi. Bu fikirlerimi Kamuran hocama açtığımda makineme yeniden alışmak için kendime zaman ayırmamı ve bir şekilde fırsatını bulup  Billy Jay ve David Hurn'ün arasında geçen diyaloğu okumamı önerdi.Daha önceki önerilerine uyduğum gibi buna da uyarak okumaya başladım ve hoşuma giden kısımların altını çizmeye başladım.
İşte onlardan iki tanesi


Billy JAY
B.J.: Bazı tanımları tartışırken fotoğrafçılığın temel özelliğinin bir şeyin neye benzediğini göstermek olduğuna dikkat çekmiştin.Bunun önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum, çünkü bir çok fotoğrafçı bu alanın büyüsüne kapılmış olduğu halde, neyin fotoğrafını çekeceğine dair bir fikir sahibi değil.

David HURN
D.H.: Bu doğru. Temel nokta vurgulanmaya değer:Sadece fotoğrafçılıkla ilgilendiğin için fotoğrafçı olamazsın.
______________________________________________________________

B.J. : … Geldiğimiz noktaya bakalım; fotoğrafçı, güçlü bir bütünleşme içinde olduğu, araştırarak, okuyarak, yazarak, konuşarak hakkında pek çok şey öğrendiği ve sürekli ulaşabileceği bir konu seçti. Artık çekime başlamak istiyor nasıl bir plan yapmalı ?

D.H.:Burası işin eğlenceli kısmı. Fotoğrafçı, çekeceği fotoğrafların bir amacı olduğunu daima aklında tutmalı. Bu amaç, konunun seçilen yönünü açığa çıkarmak, özüne netlik kazandırmak ve bunu görsel olarak ilgi çekici bir fotoğrafla gerçekleştirmektir.

B.J.: Çok belirsiz görünüyor…

D.H.: Ama öyle değil. Fotoğraflama eyleminin tamamı iki temel unsur üstüne kuruludur.Durulan yer ve deklanşöre basılacak an. Konum ve zamanlama fotoğrafçının emrindeki iki temel kontrol aracıdır. Diğerlerinin hepsi bunların uzantısıdır, yan faktörlerdir.Yani fotoğrafçılık çok basittir ama bu, kolay olduğu anlamına gelmez.


Not: Bu arada konuşma espas yayınları tarafından "Fotoğrafçı olmak pratik bir rehber" adı altında şu an yine basılmakta.

 R.H.
                                                                                                                                                                                    N'Djamena/ÇAD