aslında herşey bir anda kafama dank etti bergamo milano arası otobüste yanımda oturan gana'lı telefonda bağırarak italyanca konuşurken.. tabii uzun bir hazırlık ve merakla bekleme süreci vardı ama insan anca içine düşünce birşeylerin farkına varıyo.. aslında bizim sabiha gökçen'de xray'den o 12şer santimlik bıçaklarımı, irili ufaklı bisürü kesici aleti hiçbir uyarı veya polis tarafından başıma gelmesini öngördüğüm girişimlerden hiçbirini yaşamamak; sonrasında bergamoda belkide hayatımın en hızlı pasaport kontrol geçişime tanık olmak... ilginç..
evet dakika 1 gol 1 itiraf geliyo.. ben niye düzenimi/rahatımı bozup bu olaya atladım. deli miyim? belki de öyle ama içim bi garip oldu. bu duyguyu ilk tekbaşıma moskova'ya gittiğimde ve metroda yolumu bulmaya çalıştığımda yaşamıştım.. sonra olayı renklerden kril alfabesinden falan çözdüm aksine bu delilik tatlı gelmeye başlamıştı.
neyse bu karışık duygularım milano central'e gelince kendiliğinden geçti.. ne demişler: düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye üzülme; nereden biliyorsun hayatının altının üzerinden daha iyi olduğunu..
orada beni bekleyen otobüste ALMA'da bizimle kombine olacak 8 americano ile buluştum. bu gringolarla anlaşmak her zaman güç olmuştur ama iyi çocuklar biri milano dış mahallerinden birinde -aaa art-nouveu balkonlara bakın ne hoş.. falan dedi hoşuma gitti. benden hariç diğer 7 turco bologna'ya gelip ordan parma'ya geçiş yaptıkları için onlarla colorno'da buluştuk, onlar da iyi çocuklar.. hepsinin buranın küçük bir kasaba olmasından ve gelecek staj periyotundan gözü korkmuş..
ee tabi tatile değil çalışmaya geldik.. benim şu an motivasyonum yerinde. ilk yemeğimi bile pişirdim. civardaki marketten aldığım güzelim de cocco spagettiye rossopomodoro -domat :)- ve kuşbaşı domuz füme ile bir sos yaptım.. yanına Angelo Poretti Splügen diye bi bira aldım ama pek beğenmedim.. bizdeki carlsberg falan gibi bayık içimli..
yarın sabah erkenden kalkıp okula gideceğiz; bakalım neler gelecek başımıza..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder